Bir sınavdan çıktınız, nasıl geçtiğinden emin değilsiniz. İş görüşmesinden sonra yanıt bekliyorsunuz. Arkadaşlarınız bir plan yapmış ama sizi çağıracaklar mı, belli değil. Bu tür anlar hemen hepimizin hayatında var. Ancak bazılarımız için bu belirsizlik hali yalnızca can sıkıcı değil, adeta dayanılmaz. Neden bazı insanlar belirsizlikle daha kolay baş ederken, bazıları için küçük bir bilinmezlik bile büyük bir tehdit gibi hissediliyor?
BELİRSİZLİĞE TAHAMMÜLSÜZLÜK NEDİR?
Belirsizlik, bir durum hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak anlamına gelir. Hepimiz zaman zaman bu tür durumlarla karşılaşırız. Ancak bazı bireyler, bu belirsizliğe tahammül edemez hale gelir. Olası olumsuz senaryoları düşünür, durumu kontrol etme ihtiyacı duyar ve yaşadığı kaygıyı hafifletmek için sürekli çözüm arar. Oysa bazı şeyler bizim kontrolümüzde değildir. Bu gerçeği kabullenmek bile başlı başına zor olabilir.
GÜNLÜK HAYATTA BELİRSİZLİKLE NASIL BAŞA ÇIKIYORUZ?
Belirsizlikle baş etmekte zorlanan bireylerin ortak bazı eğilimleri vardır. Örneğin:
Karar verirken sürekli başkalarının onayını aramak, Her şeyi kontrol etme çabası, İşleri paylaşmaktan kaçınmak, Belirsizliği ortadan kaldırmak için sürekli meşgul kalmak, Sonucu kestirilemeyen işleri ertelemek.
Bunlar çoğu zaman farkında olmadan geliştirdiğimiz başa çıkma stratejileridir. Ama uzun vadede ruhsal yorgunluğa, tükenmişliğe ve çeşitli psikolojik sorunlara zemin hazırlayabilirler.
NELERİ KONTROL EDEBİLİRİZ, NELERİ EDEMEYİZ?
Hayatta iki tür alan vardır: kontrol edebileceğimiz ve edemeyeceğimiz alanlar.
Kontrol edebileceğimiz alanlar:
Seçimlerimiz, davranışlarımız, beklentilerimiz, düşüncelerimiz.
Kontrol edemeyeceğimiz alanlar:
Başkalarının duygu ve davranışları, zaman, gelecek, hava durumu ya da dünya gündemi.
Bu ayrımı yapabilmek, zihinsel enerjimizi doğru yere yönlendirebilmek açısından oldukça önemlidir.
BELİRSİZLİKLE BAŞA ÇIKMA KAPASİTEMİZİ NE BELİRLER?
Kimi insanlar yeni deneyimlere daha açıktır, risk alabilir, bilinmezlik içinde hareket edebilir. Kimileri ise tanıdık olanı tercih eder, alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemez. Bu farklılıklar; geçmiş deneyimlerden, çocuklukta kurulan güven duygusundan, sosyal çevreden ve kişilik özelliklerinden kaynaklanır.
Kendinize küçük bir test uygulayabilirsiniz:
Yeni yerler keşfetmeyi mi seversiniz, yoksa hep aynı rotayı mı tercih edersiniz?
Yeni bir film önerildiğinde merakla izler misiniz, yoksa daha önce sevdiğiniz bir filmi tekrar mı izlemeyi seçersiniz?
Bu tür sorular, belirsizliğe ne kadar açık olduğunuzu anlamanıza yardımcı olabilir.
NE ZAMAN DESTEK ALMALIYIZ?
Eğer belirsizlik hayat kalitenizi düşürmeye başladıysa, düşüncelerinizin odağına yerleştiyse ve günlük işlevselliğinizi bozuyorsa, bir uzmandan destek almak önemlidir. Çünkü belirsizliğe tahammülsüzlük; kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon ya da yeme bozuklukları gibi psikolojik sorunların gelişiminde etkili olabilir.
Sonuç olarak; belirsizlikten tamamen kaçmak mümkün değil. Ama onunla daha barışçıl bir ilişki kurmak, kaygıyı azaltmanın ve yaşam kalitesini artırmanın anahtarlarından biri olabilir.